prostat

Erkeklerin Baş Düşmanı Prostat

Erkekler Arasında Sağlık

Bugün sizlere son zamanlarda oldukça yaygın olan bir rahatsızlıktan bahsetmek istiyoruz. Özellikle erkeklerin baş düşmanı olan “prostat” hastalığını detayları ile ele alıp sizleri bilgilendirmeye çalışacağız. İsterseniz öncelikle konunun en başına gidelim ve yazımıza başlayalım.

Prostat Nedir? Ne işe Yarar?

Prostat, çoğu insan tarafından erkeklerde belirli bir yaştan sonra çıkan bir hastalık gibi bilinse de bu oldukça yanlış bir bilgi olacaktır. Çünkü prostat erkeklerde doğuştan itibaren bulunmaktadır. Prostat nedir ve prostat nerede olur diyecek olursanız; her erkeğin idrar torbasının çıkışında bulunup, bu torbaya saran ceviz büyüklüğünde ki bir salgı bezi olarak açıklanmaktadır. Prostat boyutları ise genelde 4-6 cm olarak belirtilmektedir. Sağlıklı prostat ağırlığı ise 18-20 gr civarında değişmektedir. Elbette bu prostat boyutları sağlıklı erkeklerde görülen boyutlardır. Peki ya prostat ne işe yarar? diye merak edenler için ise hemen bilgi verelim. Prostat bezi; özellikle beyaz renkli ve alkali yapıda bir salgı üreten, üretmiş olduğu bu salgıyla spermin yaklaşık %30’luk kısmını oluşturan, bunun yanından spermi besleyen ve koruyan ve aynı zamanda da spermlerin dışarı atılmasını sağlayan oldukça önemli bir salgı bezidir.

prostat neden olur

Prostat Neden Olur?

Her erkekte özellikli 40 yaşından sonra hormonlardaki değişimin etkisiyle prostat gerçekleşmektedir. Prostat nende olur diyecek olursanız; belirli bir yaştan sonra cildin kırışması, saçların beyazlamaya başlaması ya da gözlerin uzağı görmemesi gibi oldukça olağan bir durum olarak görülmektedir. Elbette prostat için erkeğin yaşlanmış olması ve erkeklik hormonun olması gerekmektedir. Yani herhangi bir rahatsızlıktan ötürü yumurtalıkları daha önceden alınmış bir erkeğin prostat büyümesi durumunu yaşaması imkânsızdır. Yapılan bazı araştırmalarda ise özellikle 60 yaşında olan erkeklerin %50’si prostat büyümesi yaşıyor ve yaş ortalaması arttıkça %90 gibi büyük bir oranı kapsar hale geliyor.

Prostat Büyümesi

Erkeklerde belirli bir yaştan sonra sıklıkla görülen Prostat, aslında 2 farklı türde rahatsızlık olarak ortaya çıkabilmektedir. Kişilerde ya prostat büyümesi ( iyi huylu prostat büyümesi) ya da prostat iltihaplanması şeklinde ortaya çıkmaktadır. Halk dilinde daha çok Prostat hastalığı olarak bilinse de tıp dilinde bu “iyi huylu prostat büyümesi” olarak geçmektedir. Kötü huylu olarak büyümesi de elbette kanser riskini ortaya çıkarmaktadır. Prostat büyümesinde meydana gelen rahatsızlık ise, prostatın büyüyerek idrar yolunu sıkıştırmasıyla ortaya çıkmaktadır. Prostat büyümesi ölüm riski taşımıyor olsa da bu rahatsızlığı yaşayan kişilerin normal hayatını oldukça güçleştirmektedir. Bunun yanı sıra prostat büyümesi tedavi edilmediği durumlarda, idrar kesesi sıkıştığından kese tam boşaltılamayacak ve ileri zamanlarda idrarın böbreklere kaçarak daha fazla büyük sorunlara yol açması da mümkün olacaktır.

Prostat Büyümesi Belirtileri

Prostat büyümesiyle birlikte elbette vücutta belli başlı bir takım belirtiler gözlenmeye başlanacaktır. Fakat belirtilerin her erkekte aynı olması söz konusu değildir. Bu tamamen prostatın ne kadar büyüdüğü ile alakalı bir durumdur. Çoğunlukla prostat büyümesi başlamış olsa da erkekler bu durumu anlayamazlar. Fakat büyüme git gide ilerledikçe ortaya çıkan belirtiler ile yaşam kalitesinde ki azalma ile bu durum giderek zorlaşacaktır. Peki, prostat büyümesi belirtileri nedir ve hangileri en sık görülür gelin birlikte inceleyelim.

  • Sık idrara çıkma isteği
  • İdrarın kesik kesik yapılması
  • İdrar yaparken zorluk çekme
  • İdrar yaparken ıkınma hissi oluşması
  • İdrar yaparken kan gelmesi
  • İdrar yaparken oluşan yanma hissi
  • İdrarın tam olarak yapılamaması
  • Durup dururken idrara sıkışma hissi
  • Geceleri idrar için sık sık uyanma
  • İdrar yaptıktan sonra damla damla şeklinde gelmeye devam etmesi

Prostat Nasıl Anlaşılır?

Yukarıda prostat büyümesinden sonra ortaya çıkan belirtiler şayet sizde de mevcut ise; mutlaka alanında uzman bir doktora görünmeniz gerekmektedir. Doktor öncelikle sizlere yukarıda saydığımız belirtilerin var olup olmadığını soracaktır. Daha sonra doktor tarafından mutlaka Prostat Muayenesi yapılması gerekmektedir. Bu erkekleri oldukça tedirgin eden ve hatta uzun zaman belirtiler olsa da muayeden kaçmak için doktora gitmeyi erteleyen kişiler de bulunmaktadır. Fakat prostat muayenesi kısa süren ve oldukça acısız bir işlemdir. Doktor muayene sırasında işaret parmağıyla makattan girerek rektal tuşe adı verilen muayeneyi gerçekleştirir ve prostat büyümesinin var olup olmadığı doktora göre değerlendirilir.  Yine sistoskopi denilen ucunda kamere bulun çok ince bir aletle penis başından girilerek mesane, üretra ve prostat detaylı bir şekilde incelenebilir. Yapılan hem el hem de kameralı inceleme ve yapılan tetkikler sonucunda, verilere dayanarak Prostat tanısını koyabilecektir.

Prostat Tedavisi Nasıl Yapılır?

Yapılan muayene ve tetkiklerden sonra, prostat büyümesi görülen hastalarda prostatın büyüklüğüne, sağlık durumuna, yaşanan şikâyetlerin çokluğuna ve yaşına göre en uygun tedavi yöntemi seçilmektedir. Prostat tedavisi için birçok yöntem bulunmaktadır. Bunlar ilaç ile tedavi, ameliyatla tedavi ve lazerli tedaviler olmak üzere kendi içlerinde ayrılmaktadır.

prostat tedavisi

Prostat İlaçları:  Şayet prostat büyümesi az ve orta seviyede seyrediyorsa bunun tedavisi ilaçla yapılabilmektedir. Verilen ilaçların tümü reçetelidir ve doktor kontrolünde verilir. Verilen ilaçlar arasında genellikle tadalafil, alfa engelleyici ve 5-alfa redüktaz inghibitörleri bulunmaktadır. Bu ilaçlar prostat tedavisinde oldukça etkilidir ve iyileşme sağlarlar.

Ameliyat: Bazı hastalarda ilaçla uygulanan tedavide belirteler ortadan kalkmaz ve ciddi bir seviyeye ulaşırlar. Genellikle idrarda kan, mesane taşı ve böbrek problemleri gitgide artıyorsa prostat için ameliyat olmak en doğru çözüm olacaktır.

Mikrodalga Terapisi: Bu tedavi yöntemi, penis başından girilerek idrar yollarından prostat bezine bir elektrot yardımıyla mikrodalga enerjisi verilerek prostat büyümesinin engellenmesi sağlanmaktadır.

Lazer Terapisi:  Bu tedavi yöntemi daha çok var olan belirtilerin kaybolması için lazer yok edici kullanılarak prostat büyümesinin engellemesinde kullanılmaktadır.

Prostat İltihaplanması

Prostat rahatsızlığı erkeklerde büyüme şeklinde görüldüğü gibi, Prostat İltihaplanması şeklinde de görülebilmektedir. Prostat iltihaplanmasının tıptaki diğer ismi “Prostatit” olarak da geçmektedir. Özellikle genç erkekler de daha çok görüldüğü söylense de aslında her yaşta görülebilen bir rahatsızlıktır. Prostat iltihaplanması; prostat bezi dokusunda meydana gelen iltihaplanma olarak açıklanmaktadır. Prostat iltihaplanması genel bir hastalık gibi görünse de hastalarda meydana gelen şikâyetler de farklılık görülmesi ile kendi içinde sınıflandırılmıştır. Prostat İltihabı çeşitleri ise kendi içinde aşağıdaki gibi sınıflandırılmıştır.

  • Akut Prostatit
  • Kronik Prostatit
  • Kronik Bakteriyel Prostatit
  • Kronik bakteriyel Olmayan Prostatit

Akut Prostatit: Prostat iltihaplanması çeşidi içinde erkeklerde diğer rahatsızlıklara oranla daha az görülen bir rahatsızlık olsa da; genellikle prostat bezinde aniden gelişen enfeksiyon sebebi ile ortaya çıkmaktadır. Hastalar çoğunlukla doktora prostat ağrısı ve idrar yaparken zorlanma şikâyetleri ile başvurmaktadırlar. Prostat iltihabının akut çeşidi, oldukça kolay teşhis edilen ve tedavi edildiğinde ise hastanın rahatsızlığından tamamıyla kurtulması sağlanmaktadır. Prostat iltihabı belirtileri akut çeşidi için aşağıdaki gibi sıralanabilmektedir. Belirtiler aniden başlayarak hasta tarafından şiddetli bir şekilde hissedilmektedir.

Akut Prostatit Belirtileri

  • Bulantı, kusma, yüksek ateş, üşüme ve titremeKronik Prostatit
  • İdrar yaparken yanma hissi ve zorlanma
  • Bulanık idrar rengi ve zaman zaman kan görülmesi
  • Testislerin altında hissedilen şiddetli ağrı
  • Eklem ve kas ağrısı hissedilmesi
  • Çok sık idrara çıkma isteği

Kronik Prostatit: Erkekler arasında en yaygın olarak görüşen prostat iltihaplanması çeşidi Kronik Prostatit’tir. Erkeklerde sürekli birbirini tekrar eden idrar yolu iltihabı, bir süre sonra prostat bezine bulaşır ve kronik prostatit meydana gelir. Kronik prostatit de belirtiler akut prostatit ile aynı sayılsa da belirtiler hasta tarafından daha hafif hissedilir. Fakat kronik prostatit bazen uzun süre sürebilmektedir ve iltihaplanma kendini tekrar edebilir. Bu yüzden kronik prostatit tedavisi ve şikâyetlerin azalması biraz zaman alabilmektedir.

Kronik Bakteriyel Prostatit:  İltihaplanmanın bu çeşidinde görülen belirtiler akut prostatit ile aynı sayılır fakat ortaya çıkması zaman alır.

Kronik Bakteriyel Prostatit Belirtileri

  • Gergin ve sinirli olma hali
  • Spermde ve idrarda kan görülmesiProstatit Belirtileri
  • Eklemlerde ve kaslar da ağrı hissedilmesi
  • İdrar yaparken oluşan yanma hissi
  • Geceleri idrar yapmak için çok sık uyanma
  • Cinsel ilişki sırasında erken boşalma ve boşalma sırasında ağrı oluşması
  • Cinsel isteksizlik
  • İdrar yaparken zorlanma

Kronik Bakteriyel Olmayan Prostatit: Özellikle prostat iltihaplanması yaşayan erkeklerin birçoğu kronik bakteriyel olmayan prostatit çeşidini taşımaktadır. Maalesef bu hastalıkta prostat bezinde iltihaplanma saptansa da iltihaba nende olan bakteriler tespit edilememektedir. Bu yüzde hastalığa mikroorganizmaların sebep olduğu düşünülür. Prostat iltihabının bu çeşidinde de belirtilerin birçoğu aynı sayılsa da şikâyetlerin ortaya çıkması zaman almaktadır ve belirtiler hafif olarak hissedilir.

Kronik Bakteriyel Olmayan Prostatit Belirtileri

  • Testilerin altında makata doğru oluşan ağrı ve yanma hissi
  • Çok sık idrara çıkma fakat az yapma
  • İdrar yaparken kan görülmesi, ağrı ve zorlanma hissi
  • Boşalma esnasında ağrı oluşması
  • Cinsel isteksizlik

Noninflamatuar Kronik Pelvik Ağrı: Halk arasında prostat ağrısı olarak bu rahatsızlık ise, prostat iltihabı belirtileri gösteriyor olsa da yapılan muayene sonucunda prostat bezinde iltihaba ya da enfeksiyona rastlanmaz. Fakat buna rağmen spermde ve idrar da iltihaba rastlanmaktadır. Bu yüzden prostat dışındaki vücudun başka bir yerinde iltihaba nende olan durumlar incelenmelidir.

Prostat İltihabı Tedavisi

Prostat iltihaplanması yaşayan hastalarda tedaviye başlanabilmesi için öncelikle iltihaplanmanın hangi türünü yaşadığı teşhis edilmelidir. Örnek verecek olursak; şayet hasta akut prostatit problemi yaşıyorsa ve şikâyetleri çok şiddetli ise mutlaka hastaneye yatırılmalı ve hemen antibiyotik tedavisine başlanmalıdır. Bu durum acilen kontrol altına alınmaz ise iltihabın kana karışması sonucunda daha ciddi sorunlar ortaya çıkacak ve hatta ölüm riski bile doğuracaktır. Prostat iltihabı tedavisi tek bir şekilde yapılmamaktadır. Bunun için hastanın yaşamış olduğu şikâyetlerin derecesi ve iltihabın ne derecede yayıldığı göz önünde bulundurulması gerekmektedir. Yapılan tedaviler sırayla ilerlemektedir. Öncelikli olarak var olan iltihabın kurutulması sağlanmalıdır. Daha sonra idrar yapmanın kolaylaştırılması, stresin ortadan kaldırılması ve kas ağrılarının geçirilmesi sağlanmaktadır.

Prostat kanseri ( Kötü Huylu Büyüme)

Yazımızın başlarında da belirttiğimiz gibi özellikle 40 yaşından sonra prostat büyümesi mutlaka gerçekleşmektedir. Fakat bu büyüme iyi huylu prostat büyümesi ve kötü huylu olarak belirtilen kanser olarak ikiye ayrılmaktadır. Prostat kanseri olan hastalarda genellikle prostat bezinde bulunan hücreler kontrol dışı büyüyerek prostat içine yayılmaktadır. Daha sonra yine büyümeye devam eden hücreler prostat bezini saran dış katmana uzanır ve en nihayetinde bunu da delerek prostat dışına çıkar. Prostat kanserinde şikayetlerin daha geç ortaya çıkması ve kanserin erken teşhis edilememesinin sebebi ise prostatın ortasında değil daha kenarda ve dış katmana yakın bir şekilde büyümesinden ötürüdür. Bu yüzden hasta idrar yaparken ilk evrede bir sıkıntı yaşamaz. Fakat büyüme kontrol dışına çıktıktan sonra hastayı rahatsız etmeye başlayacaktır. Prostat kanseri belirtileri ise şu şekilde sıralanmaktadır;prostat kanseri

  • Spermde ve idrarda kan görülmesi
  • İdrar hızında azalma
  • İdrar yapmada güçlük çekme
  • Boşalma sırasında oluşan ağrı hissi
  • Penisin sertleşmesinde farklılık
  • Kasın bölgesi ağrıları
  • Kemiklerde yaşanan ağrı hissi

Prostat kanseri oldukça riskli bir kanser türüdür. Özellikle prostat dışına yayılmaya başladığında yakın çevrede bulunan organlara, kan dolaşımı sayesinde diğer organlara ve yavaş bir şekilde seyir ettiğinden kemiklere bile sıçrayabilmektedir. Prostat kanseri kemiğe sıçramasının belirtileri, kanserin beraberinde getirmiş olduğu rahatsızlıkların daha şiddetli bir şekilde yaşanması ve hastanın daha fazla acı çekmeye başlamasıyla ortaya çıkmaktadır.

Kanser riski taşıyan hastaların zaman kaybetmeden uzman bir doktor tarafından muayene edilmesi gerekmektedir. Muayene sırasında hastadan Psa testi ve makattan muayene ile birlikte, kanseri onaylayabilmek için biyopsi örneği alınması gerekmektedir. Psa nedir diyecek olursanız; aslında prostata özel bir enzimdir ve daha çok spermin daha sıvı olmasını sağlamaktadır. Fakat prostat büyümesi ya da kanser oluşumu var olduğunda bu enzim kana geçerek yapılan incelemeler sonucunda kanda saptanan Psa ile büyümenin iyi ya da kötü huylu olup olmadığı saptanmaktadır. Kısacası Psa bir tür prostat testi olarak tanımlanmaktadır.

Prostat kanserinde diğer kanser türlerinde olduğu gibi erkek teşhis çok önemlidir. Özellikle 40 yaşından sonra bütün erkeklerin Psa testi, makat ve ya dijital rektal muayeneleri yaptırmaları olası bir kanser riskini erken teşhis etmede oldukça faydalı olacaktır.

Prostat Kanseri Evreleri

prostat evreleri

Diğer kanser türlerinde olduğu gibi prostat kanserinin de evreleri bulunmaktadır. Bu evreler kanserin yayılma durumuna göre ayrılmaktadır. Kanserin lenf bezlerine ve kemiklere sıçrayıp sıçramadığı kanserin evresini belirlemede oldukça etkili faktörlerdir. Prostat Kanseri 6 evreye ayrılmaktadır.

1.Evre: Kanserin ilk evresi olan 1. Evre prostat içindedir ve yapılan rektal muayeneler sırasında bile çoğunlukla hissedilmez. Psa seviyesi 10’un altında çıkmaktadır.

2.Evre: 1. Evre ile aynı özelliklere sahiptir.

3.Evre: Bu evrede tümör yine prostat içinde görülse de daha aktif hale gelmiştir. Elle yapılan muayene de mutlaka hissedilir.

4.Evre: 3. Evre ile aynı seyirde ilerler.

5.Evre: Bu evrede artık tümör prostat taşına yayılmıştır. Fakat lenf ve kemiklerde tümör görülmez.

6.Evre: son evre olarak görülen 6. Evrede artık tümör prostat dışında yer alan mesane ve diğer organlara ve maalesef lenf ile kemiğe sıçradığı görülmektedir.

Prostat Kanseri Tedavisi

Prostat kanseri tedavisine başlamadan önce öncelikle hangi evrede olduğu, hastanın sağlık durumu, yaşı ve hastalığın seyri göz önünde bulundurularak en uygun tedavi yöntemi seçilmelidir. Prostat kanseri tedavisinde birçok farklı yöntem bulunmaktadır. Öncelikle yapılması gereken gözlem ile tedaviye başlamak olacaktır. Kanser sürekli gözlem altında tutulur fakat herhangi bir ilaç ya da cerrahi müdahale yapılmaz. Böylelikle tedaviye bağlı olası yan etkilerden de kurtulmuş olunur. En başta da belirtmiş olduğumuz gibi kanserin evresi tedavinin gidişatı hakkında bilgi verecektir.

prostat kanseri tedavisi

İlk evrelerde bulunan kanser için tedavi genellikle kanser hücrelerinin kökten öldürmek ve vücuttan atmak olacaktır. Fakat ileri derecedeki kanser için tamamen yok etmek mümkün olmayabilir. Çünkü kanser çok fazla yayılmıştır. Burada esas amaç kanser hücrelerinin yayılmasını yavaşlatmak ya da durdurmak olacaktır. Prostat kanserinin bu denli büyümesinin nedeni testosteron hormonu tarafından beslenmesinden ötürüdür. Testosteron hormonu erkeğin testilerinde üretilir.  Bu yüzden hormonal tedavi uygulanarak hormonun kanserli hücreleri beslemesi engellenmelidir. Genel olarak hastanın tüm bilgileri göze alındığında aşağıda belirtilen tedavi yöntemlerinden bir ya da birkaçı seçilerek tedaviye başlanır.

  • Aktif gözlem
  • Radyasyon tedavisi
  • Cerrahi
  • Hormon tedavisi
  • Kemoterapi
  • İmmunoterapi

Prostat Kanseri günümüz teknolojisi ile birlikte yapılan tedavilerle kontrol altına alınan bir kanser türüdür. Prostat kanserinde yaşam süresi elbette prostatın ne derece yayıldığı ve diğer organlara sıçrayıp sıçramadığı ile alakalıdır. Şayet diğer organlara sıçramamış ve sadece prostat içinde var olan bir kanser ise, yapılan tedaviler ve sürekli gelinen doktor kontrolleri ile vücuttan atılması ve bu sayede kanserden kurtulması mümkündür. Fakat kanser diğer organlara sıçramış ise alınan tedaviler ve uygulanan bir takım operasyonlar ile belirtilen 5 yıllık yaşam süresi günümüz teknolojisi ve uygulanan doğru tedavilerle daha da uzun yıllara yayıldığı görülmüştür. Elbette geç teşhis edilen kanserde ve her hangi bir tedavi alınmadığı durumlarda ise mutlak ölüm riski karşımıza çıkmaktadır. Yani buradan da anlaşılacağı üzere prostat kanseri öldürür mü diye düşünen hastalara, tedavilerin aksatılmadığı ve sürekli gözlem altında tutulduğu takdirde ölüm riski olmadığını belirtmek isteriz.

Erkeklerin 40 yaşından sonra mutlaka Prostat riskine karşı muayene olmaları, şayet bir risk bulunuyor ise zamanında ve doğru bir tedaviyle bu hastalıktan tamamen kurtulmaları mümkündür. Her kanser türünde olduğu gibi prostat kanserinde de erken teşhis oldukça önemli ve hayat kurtarıcıdır.

Sağlıklı Günler Dileriz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir